İçeriğe geç
  • Dolar 49,7746 ▲ %0,08
  • Euro 55,8683 ▼ %0,14
  • Sterlin 66,6848 ▼ %0,14
  • Gram Altın 6.384,76 ▼ %0,62
  • Çeyrek Altın 10.560,44 ▼ %0,55
  • Gümüş 86,16 ▼ %1,20
  • Bitcoin 3.948.648 ▼ %2,68
  • BIST 100 11.116,99 ▼ %0,92

İzmir Belediye

Dikkat çeken haber: İEÜ'lü Kılıç'tan İzmir İçin Acil Dönüşüm Çağrısı

Dikkat çeken haber: İEÜ'lü Kılıç'tan İzmir İçin Acil Dönüşüm Çağrısı

İEÜ Afet Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gökhan Kılıç, İzmir'deki binaların yarısının 1999 öncesi olduğunu belirterek kentsel dönüşümün aciliyetine dikkat çekti.

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Afet Yönetimi ve Risk Azaltma Merkezi Müdürü ve İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Kılıç, kentteki deprem riskine karşı acil kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini vurguladı. Balçova fay hattı bölgesinde açıklamalarda bulunan Kılıç, depremlerde asıl belirleyici unsurun merkez üssü değil, zemin ile yapı arasındaki etkileşim olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Kılıç, İzmir'deki yapı stokunun büyük bölümünün eski olması nedeniyle güçlendirme veya yenileme çalışmalarının hızlandırılması gerektiğinin altını çizdi.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Prof. Dr. Gökhan Kılıç, 30 Ekim depreminin sıklıkla 'İzmir depremi' olarak anılmasının doğru olmadığını, olayın aslında Samos Adası açıklarında gerçekleştiğini hatırlattı. Kılıç, 77 kilometre uzaktaki Bayraklı'da 9 binanın yıkılması ve 117 vatandaşın hayatını kaybetmesine karşın, deprem merkezine yakın Samos Adası'nda yalnızca 2 kişinin vefat etmesinin zemin-yapı etkileşiminin önemini kanıtladığını belirtti. Bilimin depremin zamanını ve yerini kesin olarak öngöremediğini söyleyen Kılıç, her an her yerde deprem olabileceği gerçeğinden hareketle zemine uygun yapılar inşa etmenin zorunluluğuna dikkat çekti.

İzmir ile İstanbul arasındaki kentsel dönüşüm süreçlerini kıyaslayan Prof. Dr. Kılıç, İstanbul'da 1999 depreminden bu yana 25 yıldır ciddi dönüşüm adımları atıldığını ancak İzmir'in büyük bir sarsıntı yaşamadığı için bu sürecin geride kaldığını dile getirdi. İzmir'deki binaların yüzde 50 civarının 1999 yılı ve öncesine ait olduğunu, çok sayıda kaçak yapının bulunduğunu aktaran Kılıç, Kahramanmaraş depreminde 300 kilometre uzaktaki Diyarbakır'da dahi yıkımlar yaşanmasının mesafe kavramının göreceli olduğunu gösterdiğini kaydetti. Yapıların da insanlar gibi bir ömrü olduğunu belirten Kılıç, mevcut yapıların zemine uygunluğunun kontrol edilip tedbir alınması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'deki müteahhit sayısının Avrupa ortalamalarının çok üzerinde olduğuna işaret eden Prof. Dr. Kılıç, ülkede 453 bin müteahhit bulunduğunu ve bunların 300 bininin aktif olduğunu açıkladı. Almanya'da 8 bin, Fransa'da 7 bin müteahhit varken Avrupa Birliği genelinde toplam 25 bin müteahhit faaliyet gösterdiğini belirten Kılıç, bu dengesizliğin rekabet ve denetim sorunlarına yol açabildiğini, malzeme kalitesinden ödün verilmesinin yıkımlardaki temel etkenlerden biri olduğunu savundu. Kılıç, Japonya ve Şili gibi ülkelerin depreme dirençli yapılar inşa ettiğini, Türkiye'nin ise 1999'dan bu yana 5 kez değişen yönetmeliklerine uygun sağlam yapılar inşa ederek hasarsız bir deprem süreci geçirebileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Gökhan Kılıç, İEÜ olarak yürüttükleri 'Dijital İkiz' projesi hakkında da bilgi verdi. Yapıların dijital ortamda modellenerek ikizlerinin oluşturulduğunu anlatan Kılıç, Balçova'daki binalar üzerinde çalışmalara başladıklarını söyledi. Kazısız teknolojiler, karot numuneleri ve proje bilgileriyle oluşturulan modeller üzerinden deprem anında binaların nasıl davranacağını analiz ettiklerini belirten Kılıç, bu sayede hangi binaya ne tür bir müdahale yapılması gerektiğinin önceden planlanabildiğini kaydetti. Vatandaşların yapı sağlıklarını mutlaka kontrol ettirmeleri gerektiğini yineleyen Kılıç, bilimsel veriler ışığında tedbir alınmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

TürkAta Haber Ajansı
İzmir Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…