İçeriğe geç
  • Dolar 49,4463
  • Euro 55,6180
  • Sterlin 66,0056
  • Bitcoin 4.045.584 ▲ %0,56

Gündem

Güler: Alevi Cumhuriyetçilikten söz edilmesinin zemini var

Aydemir Güler, Alevi toplumunun laiklikte sığınak bulmasının tarihsel bir veri olduğunu ancak bunun Cumhuriyeti savunan bir baraja dönüşmeye yetmediğini belirtti. Güler, bugün sığınağın kalmadığını ve Cumhuriyetin yeniden kurulması gerektiğini ifade etti.

Aydemir Güler, kaleme aldığı yazıda Alevi toplumunun laiklikte kendine sığınak bulmasının tarihsel bir veri olduğunu ancak bu durumun Alevilerin Cumhuriyeti savunan bir baraja dönüşmesine yetmediğini ifade etti. Güler, bugün sığınağın kalmadığını belirterek Cumhuriyetin ayağa kaldırılması ve yeniden kurulması gerektiğini savundu.

SoL'da Aydemir Güler'in makalesine göre, çerçeve yasanın olumlu tek etkisinin bir grup Alevi aydının 31 Ağustos'ta yayınladığı bildiri olduğunu aktaran Güler, bu bildirinin Apocu hareketin Alevileri de temsil ettiği tezini boşa düşürdüğünü öne sürdü. Güler, sürecin "İslam birliği" esasına oturması ve yaptığı tarihsel göndermelerin Alevi katliamlarını olumluyor olmasının tepkileri kışkırttığını, barış başlığı altında sunulan projenin Osmanlı devletinin Kürt aşiretleriyle kurduğu bir savaş ittifakını hatırlatarak savunulmasının saçmalık olduğunu ifade etti.

Güler, bu görüşleri anlatanların yaptıkları gafın ayırdında olmadıklarını, bunun temelsiz ve kibirle karışık bir özgüvenden kaynaklandığını belirtti. Mevcut iktidar bloğunun rejim değişikliği anlamına gelen köklü bir dönüşümü taşıyabilecek güçte olduğuna inanmanın kolay olmadığını kaydeden Güler, böylesi bir dönüşümün yüksek bir irade birliği gerektirdiğini, kendi içinde çatışan iktidar bloğundan bunun çıkmasının zor olduğunu ve projenin durduğunu savundu.

Bahçeli-terörist başı Abdullah Öcalan sürecini geri dönülmez ve tamamlanması kaçınılmaz bir proje olarak sunanların, yüksek perdeden konuşarak eleştirel pozisyon alanları terörize etmek istemelerinin daha büyük olasılık olduğunu ifade eden Güler, "Alevi aydınlara" gösterilen tepkilere de değindi. İmzacıların kendilerini nasıl tanımladıklarına dahi karşı çıkıldığını belirten Güler, oysa imzacıların bütün Alevi aydınların kendilerinden ibaret olduğunu iddia etmediklerini vurguladı.

Apocu hareketin gayrimüslim cemaatleri, liberal entelijansiyayı, sosyalist hareketi, kadın hareketlerini ve Alevileri kapsayan bir ittifak sistemi oluşturmayı önüne koyduğunu ancak bunun çelişkili bir yapı olduğunu belirten Güler, Kürt toplumunun bütününü temsil etme çabasının çıkarları çatışan sınıfların gerçekliğine çarptığını ifade etti. Güler, 31 Ağustos'tan sonra bu iç sürtünmelere Aleviliğin "Türk-Kürt-İslam sentezine" uydurulamayacağı gerçeğinin eklendiğini ve Alevi aydınların bildirisinin bu açıdan ikna edici olduğunu kaydetti.

AK Parti-MHP iktidarının devlet merkezli yapılandırma girişimi ve Apocu hareketin Alevilerin temsiline ilişkin iddiasının ardından bir üçüncü tarafın ortaya çıktığını belirten Güler, Türkiye'de Cumhuriyetçilerin birliği sürecine dikkat çekti. AK Parti iktidarının Osmanlıcılığı diriltmeye niyet ettiğini, bunun karşısına bir direncin çıkmasının düşünülemeyeceğini ifade eden Güler, Cumhuriyetçiler denince son dönemde esas olarak Kemalistler ve komünistlerin anlaşıldığını, artık bir de "Alevi Cumhuriyetçilikten" söz edilmesinin zemininin bulunduğunu belirtti.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…